Kadastro
bölgesindeki her köy ile belediye sınırları içinde bulunan
mahallelerin her biri kadastro çalışma alanını teşkil eder. Bu alanı
belirlemek için 3402 sayılı yasa uyarınca yapılan çalışmalar sonucunda
kesinleşen sınır, köy veya mahallenin çalıma alanı sınırıdır. İdari
sınır değildir. Sınır belirleme işlemi önce kadastro ekibince yapılır
ve belirlenen bu sınıra varsa itiraz, tebliğ ve ilan tarihinden
itibaren yedi günlük süre içinde kadastro müdürlüğü nezdinde yapılır.
Kadastro müdürü gerekmiyorsa zeminde inceleme yapmadan yedi gün içinde
evrak üzerinde karar verir. Kadastro müdürü tarafından belirlenen
sınır, ilgililere tebliğ edildikten sonra varsa yedi gün içinde
kadastro mahkemesi nezdinde itiraz edilir. Kadastro mahkemesi bu
itirazı duruşma yapmaksızın15 gün içinde karara bağlar ve verilen karar
nihaidir, temyize dahi tabi değildir. Oysa idari sınır, köy kanunu
hükümleri gereğince belirlenir ve/veya değiştirilir. Ayrıca idari
sınırı belirleyecek makam kadastro ekibi, kadastro müdürü veya kadastro
hakimi olmayıp mülki idaredir ve idari sınırla ilgili davalar
kadastro mahkemelerinde değil , genel mahkemelerde görülmektedir ve
temyizi kabildir. Kadastro çalışmalarına başlandığında çalışma alanı
sınırının halk tarafından idari sınır olarak algılanması ve diretmeler
hem gereksiz yere zaman kaybı ve hem de bitişik köyler arasında
gereksiz sorunların başlamasına neden olmaktadır.
Her isteyen, taşınmazına kadastro yaptırabilir mi ? Kadastrosu yapılacak alanlar nasıl belirlenir ?
İsteğe bağlı Kadastro işlemleri ücrete tabi olup bir kısım koşulların
gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu koşullar ; kadastrosunun
yapılması talep edilen taşınmazın bulunduğu bölgede kadastro
çalışmalarının başlamış olması, kadastro talebinin yatırım amaçlı
olması ve birden fazla adayı kapsıyor olması ve ilgililerince tüm
kadastro giderlerinin TKGM Döner Sermaye İşletmesi hesabına yatırılmış
olması gerekmektedir. Genel uygulamada Kadastrosu yapılacak
alanlar, çalışma alanı olarak tabir edilen yerlerde kadastro
bölgesi bazında belirli bir sıra ve TKGM onayı ile yıllık çalışma
programına alınmasıyla her yılın ilk ayında belirlenir ve çalışma
bitiminde düşük oran ve miktarlarla harç tahakkuk ettirilir.
Kadastro çalışmaları alenimidir? Hak sahipleri çalışmalara katılabilir mi?
Kadastro Çalışmaları alenidir. Çalışmalar esnasında hak sahipleri gerek
sınırlandırmada ve gerek tespit esnasında hazır bulunabilir, belge
ibraz edebilir ve tanık gösterebilir. İlgilisi olduğu arazinin durumu
hakkında Kadastro ekibinden şifahi olarak bilgi alabileceği gibi
bilgilendirme veya sorunu ile ilgili dilekçe yazarak kadastro
müdürlüğü kanalıyla da bilgi alabilir.
Kadastro esnasında hak sahipleri taşınmazın ölçümü veya tespiti esnasında hazır bulunmak zorunda mıdır ?
Kadastro esnasında hak sahipleri taşınmazlarının ölçü veya tespitleri
esnasında hazır bulunmak zorunda değildir. Taşınmazların
sınırlandırma ve tespitleri Muhtar ve bilirkişi beyanları ve
gerekli diğer belgeler vasıtasıyla da tespit edilebilir ancak hak
sahiplerinin çalışmalara katılmaları durumunda hatalar en aza
inebilecek, anında resmi yollar vasıtasıyla tespite katkıda
bulunulabilecek ve aynı zamanda çalışmalara katılma halinde taşınmaz
maliklerine tahakkuk ettirilen kadastro harcı oranı katılmayanlara
nazaran daha düşük olacaktır.
Çalışmalarda kimlerin bilgilerine başvuruluyor ?
Kadastro
Çalışmaları kadastro ekibi tarafından yapılmakta olup Kadastro
teknisyenleri yeminli kadastro bilirkişileri ve muhtar beyanları
doğrultusunda çalışma yapmaktadırlar. Ancak kadastro
teknisyenleri muhtar ve bilirkişilerin bilgilerinin yetersiz olmaları
durumunda tanık dinleyebilecekleri gibi belgeye aykırı beyanda
bulunulması halinde bu beyanları dikkate almayıp belge doğrultusunda
sınırlandırma ve tespit yapabilir.
Bilirkişilere itiraz edilip bilirkişiliği kabul edilmeyebilir mi ?
Kadastro bilirkişileri köylerde köy derneğince belediyelik yörelerde
ise belediye meclisince salt çoğunlukla seçilir. İsteyen herkes aday
olamaz. Bilirkişi olarak görev yapabilmek için ; T.C. vatandaşı olmak,
40 yaşını bitirmiş olmak, Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip
olmak, en az on yıldan beri o mahalle veya köyde ikamet ediyor olmak,
zimmet, ihtilas, irtikap,rüşvet, hırsızlık, inancı kötüye kullanma,
dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı bir suçtan hüküm giymemiş olmak ve
okur yazar olmak şart koşulmaktadır. Bu özellikleri taşıyan her Türk
vatandaşı bilirkişiliğe aday olabilir ve seçilmesi halinde Kadastro
Hakimi huzurunda yemin ederek göreve başlar. Bilirkişilere göreve
başlamadan önce yapacakları işler bir yazı ile tebliğ edilir ve yalan
beyanda bulunmaları halinde yasal müeyyideler hatırlatılır. Görüleceği
üzere Bilirkişiler belli bir hassasiyetle göreve getirilmekte olup
keyfi olarak veya şahsi nizalardan dolayı değiştirilmesi istenemez.
Ancak bilirkişiler kendisine, eşine, usul ve furuuna, kardeşine,
kardeşinin çocuklarına ve eşinin usul ve furuuna ait taşınmazların
tespitinde ve bu kişilerin hak iddia ettiği taşınmazların tespitlerinde
bilirkişilik yapamayacakları gibi tespiti yapılan taşınmaz mal üzerinde
hak iddia edenlerden herhangi biriyle arasında dava veya husumet
bulunanlara ait taşınmazların tespitlerinde bilirkişi olarak görev
yapamazlar. Bu tür engellerin çıkması durumuna karşılık yasal olarak
her ekip için 6 bilirkişi seçilmektedir. Bununla beraber her tür iddia,
idari veya adli yola iletilebilir.
Çalışma alanı sınırı belirlenirken komşu köy çalışma alanı içinde kalan taşınmazlarda hak kaybı söz konusu mudur ?
Kadastro çalışma alanı sınırı kadastrosuna başlanacak köy veya mahalle
birimlerinin idari sınırı olmayıp adından da anlaşılacağı gibi çalışma
sınırlarını belirleyen bir işlemdir. Dolayısıyla çalışma alanı sınırı
yeni bir hak doğurmadığı gibi var olan bir hakkın kaybına da neden
olmaz. Bir başka çalışma alanında kalan araziler yine hak sahipleri
adına tespit edilir. Herhangi bir surette çalışma alanıyla birden fazla
parçaya bölünen taşınmaz tescilden sonra ilgilisinin talebi
üzerine büyük kısmın bulunduğu mahalle veya köye ait tapu kütüğü
sayfasına işlenmek için birleştirilebilir.
Eski tapu senetlerimi kaybettim. Sahibi olduğum yerler adıma tespit görür mü ?
Kadastro çalışmalarına başlanmadan önce çalışma yapılacak köy veya
mahalleye ait eski tapu kayıtları, vergi tahrir kayıtları ve son dönem
emlak beyanları ile 31 aralık 1981 ve öncesine ait vergi beyanname
örnekleri kadastro müdürlükleri tarafından ilgili kurumlardan alınarak
kadastro ekibine teslim edildiğinden eski tapu kaydı veya vergi kaydı
olan taşınmazların maliklerinden bu belgelerin mutlaka ibraz edilmesi
istenmez. Ancak ilgililerin hak kaybına neden olmamaları için
ellerindeki tüm evrakı müspiteleri kadastro ekibine alındı belgesi
karşılığında veya bir dilekçe ile müdürlük vasıtasıyla ibraz etmeleri
kendi yararlarına olacaktır.
Bilirkişiler yanlış ve eksik bilgi veriyorlar. Ne yapmalıyım
?
Kadastro teknisyenleri sınırlandırma ve tespitlerde bilirkişi
beyanlarına bağlı kalmak zorunda dır. Ancak bu beyanlar eldeki mevcut
resmi belgelerle çakışıyorsa bu beyanlara bağlı kalmayıp belge
doğrultusunda işlem yapabilirler. Yapılan tespit eğer sizce hatalıysa
ve buna dair belgeniz varsa çalışma yapılan mahalle veya köyde işlerin
tamamlandığına dair tanzim edilen tutanağın tarihinden önce
kadastro komisyonuna itirazda bulunabilirsiniz. Belgenizin olmaması
durumunda çalışmaların askı suretiyle tebliği süresince Kadastro
Mahkemesine itiraz mahiyetli dava açabilirsiniz.
Kadastro işlemleri herhangi bir ücrete tabi midir ?
Kadastro işlemleri harca tabi olup harç oranları ve asgari harçlar her
yıl bütçe kanunu ile belirlenir. Harç hesaplamalarında son dönem
emlak beyan değerleri veya olmaması halinde kadastro komisyonunca
tespit edilen değer üzerinden hesaplanır.
Kullandığım taşınmazlar tapusuz ve bir kısmına vergi beyanında bulunmadım. Ne yapmalıyım ?
Kadastro çalışmaları esnasında sınırlandırma ve tespitler belgeli ve
belgesiz olmak üzere iki şekilde yapılır. Çalışmalarda öncelikle
sınırlandırması yapılan taşınmazın eski tapu kaydı olup olmadığı
kadastro ekibine teslim edilen ve uygulamada birlik zabıt defteri
dediğimiz eski tapu kayıtlarını içeren defterden muhtar ve bilirkişi
beyanları yardımı ile araştırılır. İlgilinin tapu kayıt örneği ibraz
edip etmediği incelenir. Şayet sınırlandırması yapılan yere ait tapu
kaydı mevcut ise 3402 sayılı yasadaki tapuda kayıtlı taşınmazların
tespiti ile ilgili hükümler uygulanarak taşınmazın tespit işlemi
yapılır. Sınırlandırması yapılan taşınmaza ait tapu kaydı bulunamamış
ise 3402 sayılı yasadaki zilyedlikle iktisab hükümlerine göre tespit
yapılır. Bu hükümler genel itibariyle ; halen zilyed olunan taşınmazın
malik veya murislerinin en az 20 yıl süre ile nizasız ve fasılasız ve
malik sıfatıyla zilyed olunma, bir çalışma alanında malikler itibariyle
kuru arazide 100 sulu arazide 40 dönümü geçmeme, ve kullanılan
taşınmazın orta malı veya devletin hüküm ve tasarrufu altında olup bir
amaç ve hizmete tahsis edilmemiş olması özetle zilyedlikle iktisaba
elverişli taşınmaz niteliğine sahip olma koşullarıdır. Kadastro
çalışmalarında vergi tahrir kayıtları ve vergi beyannameleri mülkiyeti
belirleyici belgeler olmayıp zilyetlikle birleştikleri takdirde
taşınmazın miktarında esas alınacak belgelerdir. Bununla birlikte
yukarıda izah edilen 40/100 dönümlük normların dikkate alınmasının
gerektiği durumlarda miktar fazlası kısım çıkması halinde bu belgelerin
varlığı yine miktar yönünden dikkate alınmaktadır. Taşınmazın tapu veya
vergi kaydının bulunmaması zilyed adına yazılmayacağı anlamına gelmez.
Babamdan kalan taşınmazlar mirasçıları adına tespit edilir mi ?
Kadastro tespitleri esnasında faydalanılacak belgelerden biri de
köy nüfus defteridir. Taşınmaz malikinin ölü olması durumunda
mirasçıları tarafından ( veraset ilamı gibi) herhangi bir belge ibraz
edilmemesi durumunda köy nüfus defterinden faydalanılır defterde yazılı
mirasçılar ile muhtar ve bilirkişi beyanları birbirini
doğruluyorsa köy nüfus defterinde yazılı mirasçılar
adına tespitlerin yapılması mümkündür. Aksi halde malikin ölü olduğu
kadastro tutanağının edinme sebebi ve beyanlar hanesinde
belirtilerek ölü malik adına tespit yapılır. Hisselendirme ve
mülkiyet türü tespitinde medeni kanun hükümleri uygulanır.
Maliki olduğum taşınmazlara ait vergi kayıtlarım var ancak miktarları eksik tespitleri nasıl yapılır ?
Kadastro tespiti yapılan taşınmaza ait vergi tahrir kaydı ve 1981 ve
öncesine ait vergi beyannamesi mevcutsa ; muhtar ve bilirkişi, miktar
fazlası kısmın zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olmadığı ve
taşınmazda genişleme bulunmadığı yönünde beyanda bulunursa, fiili zemin
durumu dikkate alınarak tespit yapılır ve miktar olarak vergi kaydı
veya beyannameden fazla olanın miktarına uyularak miktar fazlası kısım
3402 sayılı yasanın 14.maddesine göre 40/100 dönüme kadar
senetsizden verilir ve senetsiz defterine işlenir.
Babam 35-40 yıl önce taşlık bir araziyi canlandırarak tarla haline dönüştürdü adıma yazılır mı ?
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup herhangi bir amaca tahsis
edilmeyen yerler masraf ve emek sarfıyla tarım alanına dönüştürülmesi
halinde en az 20 yıl süreyle nizasız ve malik sıfatıyla zilyed ve
tasarruf eden adına tespit yapılır. Ancak bu miktar 3402 sayılı
yasadaki 40/100 dönümlük normu aşamaz.
Kadastro esnasında yerlerim yanlış yazılmış. Çalışmalar şu an askı suretiyle ilan ediliyor ne yapmalıyım ?
Kadastro tespitlerine, 30 günlük askı ilanı süresi içinde kadastro
mahkemesi nezdinde itiraz mahiyetli dava açılabilir. Bu dava için
mutlaka kadastrosu yapılan köy veya mahallenin adli teşkilatının
bulunduğu yere gelmeye gerek yoktur. Bu dava Türkiye� nin herhangi bir
yerinde bulunan sulh, asliye veya kadastro mahkemesi kanalıyla da
açılabilir.
Kadastro esnasında yerlerim yanlış yazılmış. Çalışmalar devam ediyor ne yapmalıyım?
Yapılan tespit eğer sizce hatalıysa ve buna dair belgeniz varsa çalışma
yapılan mahalle veya köyde işlerin tamamlandığına dair tanzim edilen
tutanağın tarihinden önce kadastro komisyonuna itirazda
bulunabilirsiniz. Belgenizin olmaması durumunda çalışmaların askı
suretiyle tebliği süresince Kadastro Mahkemesine itiraz mahiyetli dava
açabilirsiniz.
Kadastro
esnasında yerlerim yanlış yazılmış. İlan süresince de farkına
varamadığımdan yapılan tespitler kesinleşmiş. Ne yapmam gerekiyor ?
Kadastro tespitleri kesinleştikten sonra , kadastrodan önceki sebeplere
dayalı olarak dava açma hakkı kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl
dır. Bu süreyi geçirmeden genel mahkemelerde (asliye ve sulh hukuk
mahkemeleri) dava açmanız gerekmektedir. Aksi halde hak kaybına
uğramış olursunuz.
Taşınmazımla ilgili daha önce dava açmıştım. Köyümüze kadastro girdi, davam nasıl etkilenir?
Kadastro çalışmaları başlamadan önce çalışma alanının idari sınır
olarak bağlı olduğu köy veya mahallenin yetki alanına giren
mahkemelerden çalışma alanıyla ilgili kadastroyu ilgilendiren davaların
listesi istenir. Bu listede belirtilen davalarla ilgili taşınmazlar
muhtar, bilirkişi, davalı veya davacı bilgileri ve gerektiğinde dava
dosyası incelenerek tespit edilir. Davalı taşınmaz davanın niteliğine
göre mülkiyeti, sınırı veya yüzölçümü tespit edilmeden, taşınmaz
hakkındaki edinilen bilgiler kadastro tutanağının edinme sebebinde izah
edilerek kadastro mahkemesine gönderilmek üzere davalı olarak tespit
yapılır. Taşınmazla ilgili tutanak ve diğer evraklar kadastro
mahkemesine gönderilir ve hukuk mahkemesine de tutanak tanzim edilip
kadastro mahkemesine gönderildiği yönünde bilgi verilir. Herhangi bir
taşınmazla ilgili kadastro tutanağı tanzim edildiğinde kadastro ile
ilgili davalarda yetkili mahkeme kadastro mahkemesi olduğundan
parselinizle ilgili dava halen görülmekte olan mahkemede tutanak tanzim
edilinceye kadar devam eder bu tarihten sonra görev kadastro
mahkemesinindir davanıza kadastro mahkemesinde bakılır.
Babama
ait arsa üzerine ev yaptım. Ancak babam bu yerimin kendi adına tespit
edilmesini istiyor. Evimin hukuki durumu nasıl tespit edilir ?
Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yer başkasının üzerindeki
eşya başkasının olabilecek şekilde tapu tesisi mümkündü. Medeni Kanunun
yürürlüğe girmesinden sonra bu ikili kullanıma son verilmiştir.
Babanızın uygun muvafakati olmadan üzerin e bina inşa ettiğiniz arsanın
adınıza tespit edilmesi mümkün değildir. Ancak söz konusu parselin tapu
kütüğünün beyanlar hanesine de işlenmek üzere arsa üzerindeki
evin (muhdesat olarak) cinsi, kime ait olduğu ve iktisab sebebi
açıklanarak kadastro tutanağının beyanlar sütununa belirtme
yapılır. Ancak bu belirtme sürekli ve ayni bir hak meydana getirmez,
fiili durumun belirtilmesi anlamını taşır.
Taşınmazımın yüzölçümü kadastro esnasında eksik hesaplanmış. Düzeltilmesi mümkün mü ?
3402 sayılı yasa, evrakına aykırı olarak tescil edilen idaremizden
kaynaklanan maddi hataları düzeltme olanağını mümkün kılmıştır. Bu
çerçevede yapılacak incelemede hata olduğu iddia edilen parsele ait
paftanın zemine uygunluğu belirlendikten sonra yapılacak hesaplamada
yüzölçüm hatası tespit edildiği takdirde hata düzeltilerek ilgililere
varsa itirazlarını tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde sulh hukuk
mahkemesine yapabilecekleri belirtilerek tebliğ edilir. İtiraz süresi
geçtikten sonra düzeltmeye itiraz mahiyetli dava açılmadığı yönünde
sulh mahkemesinden yazılı bilgi alındıktan sonra düzeltme
kesinleştirilerek fenni klasörü ve tapu kütüğü sayfasında gerekli
düzeltme yapılır. İlgililerince dava açıldığı takdirde dava sonucuna
göre işlem yapılır. Bu işlemler devam ederken tapu kütüğü sayfasına
düzeltme işlemlerinin başlatıldığı yönünde belirtme yapılarak 3.
şahısların bu düzeltmeden haberdar edilmesi sağlanır.
Hangi tür taşınmazlar zilyetlikle iktisab edilemez ?
Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunup herhangi bir kamu hizmetine
tahsis edilen yerler, ormanlar, orta malları, özel kanunlar uyarınca
devlete kalan taşınmazlar ile belediyelerin imar planları içinde
bulunan sahipsiz yerler, çay-dere-ırmak yatakları imar-ihya
suretiyle de olsa kazandırıcı zamanaşımı suretiyle zilyetlikle iktisap
edilemez.
Sulu arazi ve susuz arazi neye göre belirlenir ?
Kadastro kanununda geçen sulu ve susuz arazi ; arazinin devlet
tarafından sulanıp sulanmadığı yönü dikkate alınarak belirlenir(3083
sayılı yasa). Devlet tarafından sulanan arazi �sulu toprak� ,
devlet tarafından sulanmayan arazi �kuru toprak� olarak
değerlendirilir.
-Aramızda düzenlediğimiz adi senetle yer aldım. Tespit kimin adına yapılır ?
Satın aldığınız taşınmaz tapuda kayıtlı ise ;
-satış tarihinden itibaren 10 yıl süreyle çekişmesiz ve
aralıksız ve malik sıfatıyla zilyet olmamanız halinde tapu kayıt maliki
veya ölü ise mirasçılarının muvafakati aranarak,
-satış tarihinden itibaren 10 yıl geçmesi halinde ise kayıt malik veya
mirasçılarının beyanı veya herhangi bir belge veya bilirkişi yahut
tanık sözleriyle satışı ve en az on yıl süreyle çekişmesiz ve aralıksız
malik sıfatıyla zilyetliğinizi ispat ettiğiniz takdirde muvafakat
aranmadan bu belge veya beyan doğrultusunda,
tespit adınıza yapılır.
Satın aldığınız taşınmaz tapuda kayıtlı değilse bilirkişi veya tanık
beyanlarıyla doğrulanması halinde adınıza tespit görebilir. Aranızda
düzenlediğiniz adi senedin doğruluğu yönünde farklı beyanların olması
halinde bilirkişi beyanlarına itibar edilir.